Quantcast

BEN NAMUSSUZ MUYUM RAUF?..

Yazar: Güntekin Eke

Büyük taaruz öncesi yaşanan günlerdir..
Düşman Sakarya önlerinde durdurulmuş,düşmana öldürücü
vuruşa hazırlık yapılmaktadır..
Ancak Ankara,Meclis karışıktır..
Mustafa Kemal,Büyük Taaruz için Meclis’ten “Başkomutanlık”
yetkisi ister..Meclisteki kendisini “ikinci grup” olarak adlandıran
muhalefet buna şiddetle karşı çıkar..Gerekçeleri;Hem Meclis
hem de hükümet başkanı olan Mustafa Kemal’in tüm yetkileri
elinde toplayarak,meclis denetiminden çıkacağı kaygısıdır..
Mustafa Kemal,durumun ciddiyetini vurgular ve Başkomutanlık
yetkisinin 3 aylık periyotlarla kendisine verilmesini sağlar.
Sonrasını biliyoruz..
Bu arada bir de hükümet(icra vekilleri heyeti)sorunu çıkar..
Sorun,istifa eden hükümetin yerine kurulacak yeni hükümetin
başına kimin getireleceğinde düğümlenir..
O sırada Malta Sürgününden,İngiliz esirleriyle takas edilerek kurtulup,
Ankara’ya gelen Hüseyin Rauf(Hamidiye kahramanı),üzerinde
uzlaşılan bir isim olarak öne çıkar..
Ancak Rauf Bey nazlanmakta,görevi istemez gözükmektedir..
Sorun acilen çözülmelidir..Mustafa Kemal’in canı sıkılır ve kendisini çağırır..Aralarındaki diyaloğu, H.İ.Dinamo’nun “Kutsal Barış”
adlı eserinden okuyalım;
“-Rauf!Kardeşim!dedi,niçin kabul etmiyorsun?Görüyorsun ki Meclis
senin üzerinde duruyor.Başka birini seçmek istemiyor.Anarşi olacak!
Kabul etmeyişinin nedeni ne?..
-Söyleyeyim Paşam!..Ben bu görevi alırsam,sen yine benim işime karışacaksın.Ben de buna katlanamayacağım;çekilmek zorunda kalacağım.
Oysa benim inancım,bu orduların başında yurdu senin kurtaracağın merkezindeydi..Bu yüzden seninle anlaşmazlığa düşmeyi kesinlikle
kabul edemem..
Mustafa Kemal son derece içten bir davranışla:
-Kardeşim,ben namussuz muyum?diye sordu..
Bu soru Rauf’u şaşırttı.Şaşkın şaşkın onun yüzüne bakarak;
-Ben öyle bir şey söylemedim! diyebildi..
-O halde,sana namus sözü..Hükümet Başkanlığı’nı al,hükümetini kur..
Senin hiçbir işine karışmayacağım..”
Bu konuşmadan sonra Rauf Bey görevi kabul eder..
**************
Tüm bunları niçin paylaştık?Anlamışsınızdır…
Yinelemeye gerek görmüyorum..
Bundan bir asır önce,”kuvvetler ayrılığı” ilkesini,Cumhuriyet kurulmadan,kurumları oluşmadan,savaş koşullarında dahi
bir yönüyle “namus” kavramı ile güvence altına alan bir Mustafa Kemal!..
“Namussuzlar” da bundan kendilerince bir pay çıkarırlar mı ki!…

Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.