Quantcast

Acaba bu HAYIR, aynı zamanda yaygınlaşma eğiliminde olan savaşa da mı hayır..?

Yazar:  Erdoğan,Ahmet
Amerika’nın dış politikasının belirlenmesinde önemli rol oynayan RAND şirketi, Suriye’nin merkezi güç ve kontrolünün ortadan kaldırılmasını, ülkenin parçalara ayrılmasını ve kontrolün değişik gruplara dağıtılmasını öneriyor…
Birinci harita onların önerisi… İsrail sınırında henüz kim olduğu belirtilmeyen bir Muhalefet, İdlib, Jarabulus ve Manbij de Türkiye, Raqqa ve DelErzor , ABD’nin Nötral bir bölge yaratarak Birleşmiş milletlerin kontrolü altında bağımsız (yani Irak ve Afganistan gibi petrol şirketlerinin) uluslararası askeri güçlerin olduğu bir bölge. Kuzeyde Kürdistan, petrolsüz bir Suriye…
Irak’ın petrolünün ve tüm değerlerinin yağmalanmasından sonra sıra Suriye’de… Bu tür bir bölünmenin kalıcı olmadığını herkes biliyor. Zaten amaç da bu..
Lewis‘ın ülkelerin İsraile bir daha tehlike teşkil edemeyecek şekilde en ufak parçalara kadar bölünmesi gerekir görüşü doğrultusunda uygulanan pratik.
İkinci harita , DAESH ve benzeri sözde muhalefetlerin başlangıçtan devamına kadar kontrol altına aldıkları yerler.
İkisini karşılaştırdığımızda, bu muhalefetin tesadüfi başlamadığı (1983 ten beri planlandığı ) , DAESH ve muhalefetlerin özellikle kontrol altına almak için yönlendirildiği yerlerin, enerji kaynaklarının olduğu ve dağıtımının yapıldığı yerler olduğunu görmek zor olmaz sanırım..
Petrol kaynaklarının kontrolünü tamamen kaybedecek olan Suriyenin bu tür bir zorlamayı kabul etme olasılığı varmı? Onu zaman gösterecek. Ancak, bu defa, Rusların müdahalesi ile, evdeki hesabı tam olarak çarşıya uymayan ABDİsrailİngiliz , planlarını tamamlamak için Türkiyeyi daha da derin bir şekilde savaşa girmeye zorlayacaklar mı, azgınlığı her gün artan İsrail, sınırlarındaki sözde muhalefet leri Lübnana, bir bölümü Suriyede savaşan Hizbullaha karşı kullanıp, askeri harekete geçebilir mi… Sanırım bunların oluşum hızı Türkiyedeki referandum sonucuna tahminimizden de fazla bağımlı..
tüm Müslüman ülkelerdeki merkezi güçlerin zayıflatılmasının, politikayı bir araya getirebilecek ortak bir sivil toplum, ortak bir ulusal kimliğin yaratılması şansının ortadan kaldırılmasının ,bu amaç yönünde de etnik, mezhebi ne kadar farklılıklar varsa bunların kullanılması , düşmanlıkların hep sıcak tutularak birbirine düşürülmesi gerektiği temelinde Huntington‘ın daha da geliştirdiği teorinin,ve dönemin Emperyalist stratejisinin bir başka çarpıcı pratik örneği daha.. Başarılı olacaklar mı, zaman gösterecek, çünki artık işin içinde sadece Rusya değil, dönemin değerlendirilmesini yapmış ve ne olduğunun bilincinde olan ve Uygurların fanatikleşmesinden, savaşlarda eğitim görmesinden ve kullanılmalarında rahatsızlığını artık açıkça bildiren Çin de var…
Yani referanduma HAYIR sadece Türkiyede bir adamın başkanlık hakkını alıp almaması ile ilgili değil, savaşların gelişebilmesi ile de ilgili bir HAYIR gibi görünüyor..
 

Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.